DİKKAT: AVUKATLIK TEHLİKE ALTINDA!

13 Eylül 2020

DİKKAT: AVUKATLIK TEHLİKE ALTINDA!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından farklı illerden 48 avukat, 7 stajyer, 1 hukuk öğrencisi ve 4 ihraç edilmiş hakim “FETÖ/PDY’nin avukatlık yapılanmasına eş zamanlı operasyon” adı altında göz altına alınmıştır. Bir kısım avukatların ev ve ofislerinde yapılan aramalarda baro temsilcileri bulunmaksızın aramalar yapılmıştır. Gözaltında bulunan avukatlara şu soruların sorulduğu paylaşılan bilgilerden öğrenilmiştir:

“Avukatlık stajının ne zaman, nerede, hangi büroda yaptığı, büro ortağı olup olmadığı, başka büroda çalışıp çalışmadığı, ne tür davalarda avukatlık yaptığı, kaç dosyada avukatlık yaptığı, bu dosyaların kaçının FETÖ ile ilgili olduğu, müvekkillerinin kendisine nasıl ulaştığı, sözleşme yapıp yapmadığı, kaç sözleşme yaptığı, ücretlerin nasıl ödendiği , ödemeye ilişkin belge verilip verilmediği, kaç ücret aldığı, ücreti beye göre belirlediği, müvekkilinden neden ücret almadığı, müvekkilin ifadesini neden değiştirmek istediğini, kendisi, eşi ve çocuklarının hangi dersane ve kusurlara gittiğini, telefonda ve teknik takipte görüştüğü kişilerle ilişkisinin ne olduğu” tarzında sorular sorulmuştur. 

Bu sorulardan ve bu soruların cevaplarından suç üretmek, gözaltı yapmak, avukat görüş yasağı getirmek en hafif tabiriyle hukuk ayıbıdır. Çünkü;

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 1/2.maddesi hükmüne göre avukat, “yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder”. 

Aynı kanunun 58. maddesi hükmüne göre, Avukatların, mesleki veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.”

Yasa koyucu tarafından getirilen bu düzenlemelerin temel amacı, bağımsız savunmayı temsil eden avukatları, yargının diğer kurucu unsurları olan savcılar ve hakimlerle eşit düzeye getirmektir. Bu düzenleme emredici hükümde olup, savunma üzerinde baskı kurulmasının güvencesidir. Aksi durumda savunmanın yani avukatlığın işlevini ortadan kaldırmak suretiyle adil yargılamanın yok edilmesi amaçlanmış olacaktır. 

Yargının kurucu unsuru avukatların, devletin her türlü müdahalesine karşı korunması birçok ilke ve sözleşme ile özel olarak düzenlenmiştir. 

Havana Kuralları olarak da bilinen “Avukatların İşlevlerine İlişkin Temel İlkeler” ile “Avrupa Birliği Barolar Konseyi Meslek Kuralları” çerçevesinde, avukatın görevi, yasanın çizdiği sınırlar içinde sadece vekalet görevini özenle yerine getirmekle sınırlı olmayıp, hem adalete ve hem de hak ve özgürlüklerini savunmakla yükümlü olduğu yargılamaya tabi kişiler için vazgeçilmez değerdedir.

“Avukatların İşlevlerine İlişkin Temel İlkeler”e yani “Havana Kuralları”na göre (m. 16/a-c), hükümetler avukatların; “hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz müdahaleyle karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini, kabul görmüş meslek ahlak kurallarına, görevlerine, standartlarına uygun faaliyette bulundukları için kovuşturma veya idari, ekonomik veya başka bir yaptırımla sıkıntı çekmemelerini, baskı ve tehditle karşılaşmamalarını sağlamakla yükümlüdürler.”

Havana Kuralları’nın 22.maddesi hükmüne göre, hükümetler; “avukatlar ile müvekkilleri arasında mesleki ilişkiler kapsamındaki bütün haberleşme ve görüşmelerin gizli olduğunu kabul eder ve buna saygı gösterirler.”

Yine Havana Kurallarının 18. maddesine göre; “Avukatlar görevlerini icra etmeleri nedeniyle müvekkilleriyle veya müvekkillerinin davalarıyla özdeşleştirilemezler.”

İfade aşamasında sorulan sorulardan da anlaşılacağı üzere, avukatlık faaliyeti sorgulanmakta ve avukat müvekkilleriyle özdeşleştirilmektedir. Bugüne kadar defalarca ifade ettik, tekrar ifade ediyoruz. Anlaşılması ve uygulanması açısından teker teker ifade edeceğiz. 
AVUKAT MÜVEKKİLLERİNİN DAVALARIYLA ÖZDEŞLEŞTİRİLEMEZ (Havana Kuralları m.18)
Avukat, bağımsız yargının kurucu unsurlarından bağımsız savunmayı temsil eder.(Av. K. m.1/2)
Avukat, Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimsedir. (Türk Dil Kurumu)
Müvekkil/e, birini kendisine vekil olarak seçen kimse (Türk Dil Kurumu)
Özdeşleştirme, özdeş duruma getirmek. (Türk Dil Kurumu)
Özdeş, her türlü nitelik bakımından eşit olan, aralarında fark bulunmayan.(Türk Dil Kurumu)
Bu tanım ve açıklamalar ışığında, başka kimselerin haklarını aramayı ve koruma mesleğini icra eden avukatın, temsil ettiği kimsenin davasıyla, işlediği veya işlendiği iddia olunan suçla, her türlü nitelik bakımından eşit sayıldığı, bir diğer ifadeyle aralarında fark bulunmadığı ileri sürülemez. Bu husus kesin bir şekilde yasaklanarak avukatın mesleğini baskı ve tehdit altında kalmaksızın yürütmesini amaçlayan koruyucu bir düzenlemedir. Emredici niteliktedir ve uygulanması keyfi değil zorunludur. 

Anılan iç hukuk ve uluslararası sözleşmelerdeki hükümler dikkate alındığında, 48 avukat ve 7 stajyer ile diğer hukukçuların gözaltına alınmış olması, avukatlığa, savunmanın bağımsızlığına aykırı olduğu gibi Avukatlık Kanununa ve uluslararası sözleşmelere açıkça aykırıdır. 

Bugün avukatlık mesleği büyük bir tehlike altındadır. Avukatlara yönelik gözaltılar ve  kendilerine sorulan sorular ile aslında “avukatlık yapmak suçtur” mesajı verilmeye çalışılmaktadır. Mesleki faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınan meslektaşlarımıza yönelen hukuksuzluk, en temel evrensel hukuk kuralı olan savunma hakkına yönelik olup bir yönüyle de toplumun savunmasız bırakılması amaçlanmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki; bugün savunmasız bırakılan ve gelecekte bu durumun sonuçlarıyla baş başa kalacak olan toplumun bir kesimi de, bizatihi bu hukuksuz süreci yürütenler olacaktır. 

Van Barosu olarak usule, yasaya ve uluslararası sözleşmelere açıkça aykırı olarak hukuksuzca gözaltına alınan avukatların derhal serbest bırakılmasını talep ediyor, yaşanan hukuksuz sürecin takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz.

Saygılarımızla. 

13.09.2020 

Van Barosu Başkanlığı


ONLINE KİŞİ : ( 0 ) --|[ Bugünki Ziyaret Tekil : 119 - Çoğul : 692 ]| - |[ Toplam Tekil Ziyaret : 514853 - Toplam Çoğul Ziyaret : 2170107 ]|-